Showing posts with label ümit temurçin. Show all posts
Showing posts with label ümit temurçin. Show all posts

Sunday, October 15, 2017

BENİM SUNUMLARIMLA FORUM ÇAMLIK FASHION WEEK 2017

Selam, uzun bir dönem blog sayfamı ihmal ettiğimin farkındayım. Ama bu konuda, yeni yazı ve içeriklerle kendimi en kısa zamanda affettireceğime emin olabilirsiniz. 




Beni sosyal medya'dan takip edenler bilir, oldukça renkli ve yoğun bir dönem geçiriyorum. Sizin tarafta durumlar nasıl? 





Bugünün konusu Forum Fashion Week 2017, her yıl düzenlenen bu dev organizasyon kapsamında Denizli Forum Çamlık Alışveriş Merkezi'nden ikinici kez davet aldım. Kareograf Akif Örük önderliğinde hazırlanan "Moda Sohbetleri, Stil Yarışması ve Defile" gibi organizasyonların moderatörlüğünü üstlenmemi istediler. 






Konu Denizli, Forum Çamlık ve moda olunca hemen kabul ettim. 





İlk oturumda konuklarım Denizli'li iş kadınları ve tasarımcı olan sevgili Mukaddes Başkaya ve Vildan Çaputcu oldu. Mukades hanım, Gardenya Tekstil'de yaptıkları ihracat ve göz bebeği markası Shikka'ya dair çok özel paylaşımlarda bulundu.  Plaj koleksiyonları ile başarısı Amerika'ya kadar uzanan Shikka'nın Denizli ve Türkiye'nin gurur kaynaklarından biri olması ve bunu eşi İlker Başkaya ile omuz omuza nasıl gerçekleştirdiklerini anlattı. 




Diğer konuğum Denizli'nin en renkli ve aktif iş kadınlarından biri olan yani Vildan Çaputçu ise Anjea markası ile kurumsal kıyafetler tasarlayarak nasıl fark ve bilinç yarattıklarına deyindi. Vildan hanım, kurumsal kıyafetleri o kadar kullanışlı, renkli ve dikkat çekici yapıyor ki, işletmem olsa vallahi direk kendisine giderdimbu konuda. 

Tabi konuklarımla ara ara sezon trendleri, ev hayatlarında nasıllar, gelecek hedefleri ve iş hayatında kadın olmak gibi bir çok konuya da değindik. 



İkinci bölümde yani Forum Çamlık'ın sosyal medya üzerinden organize ettiği stil yarışması'nın finalistleri bize, kendi hazırladıkları kombinlerle mini bir defile gerçekleştirdi. Asıl büyük olay Jüride bulunan, canım Özge Ulusoy ve çok sevdiğim Kemal Doğulu'nun bizlerle birlikte olmasıydı.




 Çok eğlenceli ve dolu dolu moda yorumları ile birlikte finalistler değerlendirildi ve puanlamalar yapıldı. 





Bu arada Kemal'in 38.yaş gününü süpriz bir pasta ile sahnede kutladık. Nice başarılı ve sağlıklı senelerin olsun arkadaşım. 




Forum Çamlık Alışveriş Merkezi yöneticisi, 
Didem Kırşallıoba ve tüm ekibine kusursuz ev sahiplikleri için çok teşekkür ederiz. 




Tabi bizi o gün yanlız bırakmayan tüm Denizli'lere yürekten sevgi ve selamlar olsun. 


Tuesday, May 30, 2017

BEYLER İÇİN YAZ KOMBİNİ

Yaz ayları ile birlikte hepimizin enerjisi yükseliyor ve tatil, seyahat planları giderek artıyor. Ofis hayatında çok sık lacivert, siyah takım elbise kullanan beyler, tatil sırasında olabildiğince konforlu ve renkli giyinmeyi tercih ediyor. 





Bu anlamda size katılıyorum.  Unutmamanız gereken nokta ise  tatiliniz sırasında sevgiliniz veya eşiniz ile baş başa yiyeceğiniz özel bir yemek için veya  davete katılacaksanız biraz hazırlıklı olmak. Sıcak yaz günleri öncesi size toprak tonlarını öneriyorum. Bodrum seyahatim sırasında sizin için örnek bir kombin hazırladım,bakalım nasıl bulacaksınız?






 Casual&Chic olmak adına yanınıza  keten ceket, düz bir denim veya chino pantolon, beyaz gömlek, loafer ayakkabı, şık bir saat ve mendil gibi detaylar kurtarıcınız olacaktır. 




Ceket: Lufian
Pantolon: Massimo Dutti
Gömlek; Damat 
Ayakkabı; Kiğılı
Saat; Jacques Lemans
Gözlük: Prada 

Saturday, January 21, 2017

HOLLANDA SARAYINDA YENİ YIL RESEPSİYONU

Yeni yılın ilk yazısı ile tekrar karşınızdayım. Gerçi sosyal medya hesaplarım veya Akşam Gazetesi moda sayfamda sık sık bir aradayız. Tabi ilk göz ağırım olan blog sayfamın yerinin bambaşka olduğunu anlatmama gerek yok diye düşünüyorum.





Hollanda Konsolosu Robert Schuddeboom ve eşi Kim Schuddeboom'un geçen akşam İstanbul Sarayı'nda verdiği yeni yıl resepsiyonuna katıldım. Hem iki ülke arasındaki dostluk ve ticari ilişkiler üzerine, hemde Dünya barışı için çok güzel konuşmalar yapıldı ve iyi dileklerde bulunuldu.






Konsolosluğun kültür ve sosyal ilişkilerinde görev alan Recep Tuna ve diğer çok uluslu davetliler ile bol bol sohbet ettik. 

Resepsiyon için özel bir kıyafet kodu belirtilmediği için, benim tercihim casul&chic bir kombinden yana oldu.  Üzerimdeki tüm ürünler favori erkek markalarımdan bir olan Lufian koleksiyonuna ait. 

Önümüzdeki günlerde yeni paylaşımlar ve kombin önerilerimle karşınızda olacağım. 

Sevgi ile kalın... 

Wednesday, September 14, 2016

SADE BİR KOMBİNASYONA KÜÇÜK DOKUNUŞ

Bazı günler iş, ardından arkadaşlarla akşam yemeği veya bir çok farklı sosyal aktiviteye katılmak zorunda kalabiliyoruz. 

Bu tarz günlerde sabah iş'e giderken giyindiğiniz sade kıyafetlerle tüm gün devam etmek mümkün. 




Peki ne yapmamız gerekiyor? Bir kaç aksesuar dokunuşla her türlü ortama uyum sağlayabilirsiniz.





Gündüz rutin işlerimi hallederken tercih ettiğim, sade lacivert bir gömlek, pantolon ve ayakkabı. 




Akşam üzeri katıldığım moda davetine giderken, boynuma  sarı bir fular ve elime kahverengi deri bir el çantası alarak  göz yakalayan nokta atışlarıyla ortama  uyum sağladım. 




Gözlük; Gentle Monster
Gömlek; Massimo Dutti
Pantolon; Armani Exchange
Ayakkabı; Hotiç
Fular;   Vintage 
El Çantası: İtalyan Vintage
Saat ; Fossil 


Thursday, August 11, 2016

BESTYLE MAGAZİN İLE BLOGGER WEEKEND

BeStyle dergisi tarafından yılda iki kez düzenlenen "BeStyle Blogger Weekend" in organizasyonuna ikinci kez katıldım. 





Bir çok stil, moda, makyaj, gurme blog yazarı ve Vblogger( video çekimi yapan) arkadaşımın katılımı ile farklı profillerden oluşan bir grup ile bir araya geldik. 

Marmaris Kumlubük'ün muhteşem doğasında bulunan Dionysos Otel'in yeri oldukça etkileyici bir konumda. Kumsal'dan epey yüksek bir noktada, iki dağ arasında ki kanyon'un uçurum kenarında çam ağaçları içerisinde etkileyici bir tesis. 




Çalışanların sıcak iletişimi ve hemen hemen herşeyin otelin çiftliğinde yetişmesi bir çok lüksten  daha keyif verdi bana. 

Bestyle ekibinin büyük özveri ile hazırladıkları  organizasyonun ilk yüzünü, odama  çıktığım an yatağımın  üzerindeki onlarca güzel hediyenin beni karşılaşmasından anladım.

Biraz dinlenip akşam "Ustaların Karışımı" adlı konsept gece için hazırlandım. 




Yemek ile birlikte bir kaç kadeh içtikten sonra farklı insanlarla tanışıp keyifli sohbetler ettik. Daha sonra bar kısmında dans edip oldukça eğlendik. Sarhoş olup havuza atladığımız kesinlikle yalan:-)) 





Sabah bol oksijen ile öyle güzel uyandım ki, bir kahvaltı canavarı olarak kendimi direk restorana attım. Enfes bir açık büfe ve bize eşlik eden arılarla ne kadar doğal bir ortamda bulunduğumu bir kez daha fark ettim. 





"Durdur Zamanı" adlı havuz partisi konseptiyle birlikte tüm ekip renkli deniz yataklarıyla  onlarca fotoğraf çekildik. 





Saat&Saat 'in hediye ettiği saatler ile en iyi fotoğraf kompozisyonunu yansıtan kişinin, İtalya'ya çok özel bir seyahat kazanacak olması hepimizi iş başına davet etti ve çalışkan arılar gibi bizde vızır vızır çekim yapmaya  başladık. Bu durumda bize bu kovanı hazırlayan Kraliçe Arı "Beliz Baran " oluyor her halde :-) 





Renkli görünen fotoğraflarımızın arkasında gerçekten ciddi bir hazırlık ve zaman yatıyor bunun da altını ayrıca çizmek isterim. 





Bu arada henüz kazanan isimler belli olmadı, eğer ben kazanırsam "Che Dio " çığlığımı muhakkak duyarsınız :-) 

Günlerimiz o kadar yoğun bir proğramlarla geçti ki bir workshop'dan diğerine bir çok markanın ürün ve koleksiyon içerikleri hakkında epey bilgiler edindik. 




İkinci günün en sallantılı anını Marmaris'in Sarı Mersin Koyu'na giderken teknede  yaşadık. Beni deniz tutmaz diyen arkadaşların suratını görünce hem güldüm hem bende biraz fenalaştım.






Redbull 'larımız ile kendimize gelince,  tekneden kelebekler gibi atlayarak serinledik ve iyi ki gelmişiz dedik. 

Günün yorgunluğunu otelin SPA'ın da,  "Philips Sound" konsepti eşliğinde  el ve ayak masajı ile attık ve odalarımıza dinlenmeye geçtik. 

İkinci günün akşam yemeğini Otelin deniz kenarında bulunan Beach Club'ın da yine "Ustaların Karışımı" konsepti eşliğinde yaptık.  DJ, grubun isteklerinden bıkınca bilgisayarı konuklara yani bize bırakması ve herkesin bir birinden ilginç parçalar çalması gecemize damga vuran eğlenceli bir anı oldu. 




Son günümüzde, kahvaltı sonrası İnci Deri'nin Sandalet Atölyesi'nde ayakkabı ustaları, bizlerin istediği renk ve modeller üzerine sandaletler hazırladılar. Ben yaz aylarında sandaletleri çok tercih ederim, hem şık hem konforludular. O nedenle el işçiliği ile hazırlanan bu özel hediyemi çok sevdim. 

Öğleden sonra Braun'un workshop'una katıldık. Benim gibi sakal bırakmayı  seven biri için  şekillendirici makina hayat kurtarıyor. Bence her erkeğin banyosunda bulundurması gereken bir alet. Hepimiz kendi Braun ürünlerimiz ve renkli  görseller eşliğinde eğlenceli kolajlar hazırladık. Bakın bakalım benim çalışmamı beğenecekmisiniz? 




Eğlenceli, bol fotoğraf çekimi, bilgi ve arkadaşlık dolu kısa bir iş ve tatil kombinasyonu  "Blogger Weekend" in sonunda,  en zor olan yine veda etmekti. 




Yukarıda adını geçiremediğim Logitech Türkiye, Sisley, The Body Shop, Fossil gibi bize özel hediyeler hazırlayan tüm ekiplere ayrı ayrı teşekkür ederim. 


Bizi geliş ve gidişlerimizde sorunsuz uçuran, Pegasus Havayollarını da unutmadan  geçemiyeceğim. 




Yazımın sonunda, size güzel bir söz ile veda etmek isterim. 

"Hayatım boyunca hep çalışanlar tarafında olmayı tercih ettim çünkü o tarafta rekabet daha azdır. " MAMATHA GANDİ 

Türkiye'nin son yıllarda parlayan, başarılı  BeStyle dergisinde de aynı azmi ve çalışmayı gördüğüm için bu organizasyona severek katıldım. 

Sosyal medya hesaplarımın yanı sıra, siz  blog okuyucularım ile de bu keyifli haftasonum detaylarını paylaşmak istedim. 




Bu arada herkes, cumartesileri Akşam Gazetesi almayı unutmasın. Cumartesi Ek'i Modanın Gandi'si adlı sayfama hepinizi bekliyorum. 





Monday, June 27, 2016

BEYLER, RENK VE AKSESUARLARIN GÜCÜNÜ KEŞFEDİN

Herkese merhaba, Çok sevdiğim bir motto ile yazıma başlamak istiyorum; " Hayatımıza gün katamayız ama günümüze hayat katabiliriz..." Oldukça mantıklı değil mi? Aranızda EVET mantıklı ama peki nasıl diye düşünenler vardır elbette. 




O zaman, sizler için benim devamlı uyguladığım çok basit kurallardan oluşan  bir kaç önerim var. Hep beraber renkli ve güzel bir gün geçirmek için reçetemi yazmaya başlıyorum.Doktor olamadım belki ama reçete yazabilecek moda alt yapım ve  eğitmenliğim var:-))) 

1- Uyanır uyanmaz kendinizi balkona atın, sonra evinizi güzel bir havalandırın.

2- Vucüdunuzu bildiğiniz tüm esneme hareketleri ile güne hazırlayın, inanın gün boyu enerjinize siz bile şaşıracaksınız. 





3- En büyük bardağınıza,  ılık bir su doldurun ve  içerisine biraz limon sıkıp için. 

4- Kahvaltı candır diyenler için sağlam bir öğün şart, sevmeyenler ise biraz kendini zorlayıp müsli artı kuru meyveleri süt ile karıştırıp, güzelce enerji toplayabilirler. 




5-Duş alma ve sonrası gardıroptan güzel bir kombinasyon hazırlama fikri,  beni her zaman heyecanlandırır, peki ya sizi?

6- Beyler, sıcak yaz günlerinde kıyafetlerin konforu oldukça önemli, ofis ve plaza çalışanlarına önerim keten ve pamuklu parçalar tercih etmeleri. Serbet giyinecekler için ise renkli polo yaka tişört ve açık tonlarda streç bir denim tercihiyle Casule- chic (rahat ve şık) bir görüntü elde edebilirsiniz. 

7-  Renkli kombinasyonunuzu bir kaç aksesuar ile daha çekici hale getirebilirsiniz. Gözlük ve ona uyumlu renklerde bir saat, artı saatinize eşlik edecek doğal taşlardan boncuk bilekliklerle, çevrenizden güzel bir puan alabilirsiniz. 

8- Dışarıya veya iş'e gitmek için hazırsak, bir kahveyi hak ettik demektir. Enerjinize enerji katar. 





9- Yaz aylarında kişisel bakımı destekleyen deodorant ve ferah parfüm kullanımıyla, bulunduğunuz her ortamda fark yaratmak elinizde. 

10- Son ve en önemli nokta; erkekler makyaj yapmaz ama bence her insanın makyajı gülüşüdür. O nedenle önünüze çıkan ve göz göze geldiğiniz herkese selam verin ve kendinizi günün temposuna bırakın. 






Uykumun kaçtı bu sabah saatlerinde, ilk defa bu tarz bir paylaşım yapmaya karar verdim ve aynı uygulamaları yapmak üzere şimdi harekete geçiyorum.







 Bu anlattıklarımı bir kombinasyonla örneklemem gerekir  diye 
fotoğraf sanatçısı, Rıdvan Macit ile  gün arası yaptığımız bir çekimi paylaşacağım sizlerle. 





 Pantolon : Diesel
 Tişört      : Lacoste
 Ayakkabı : Zara
 Gözlük    : Persol
 Saat        : Omax 
 Bileklik     : Alaçatı pazarı (yarı değerli       taşlardan) 

Hayatımızdan gülümsemenin  ve renklerin kaybolmadığı nice güzel günler yaşamak üzere... HOŞÇAKALIN.


Friday, April 29, 2016

HOLLANDA'NIN KRAL GÜNÜ RESEPSİYONU

Her yıl Hollandalılar tarafından büyük bir heyecanla beklenen Kral Günü "Orange Party" bu yılda başta Amsterdam olmak üzere, Kral Willem Alexander onuruna Dünya'nın dört bir yanında, 27 Nisan tarihinde  renkli ve çoşkulu bir şekilde kutlandı. 






İstanbul Hollanda Konsolosluğu aldığı kararla, bu yılki daveti her yıl yaptığının aksine Hollanda İstanbul Sarayı yerine Grand Hyatt İstanbul'da daha limitli davetli sayısıyla  ve kokteyl atmosferi çerçevesinde kutladı. 







Ülkemizde yaşanan üzücü olaylara duyarsız kalmayan İstanbul Konsolosu Robert Schuddeboom'u ve tüm ekibini gönülden tebrik ederim. 

Bahar havasının tadını çıkarmak amacıyla havuz başında yapılan davette, kullanılan her çiçeğin ve dekorasyonun  turuncu olması, tüm davetlilere harika bir görsel şölen yaşattı. 

Atmosfer bu kadar şık ve renkli  olunca bende dahil olmak üzere bir çok davetli sevimli Japonlar gibi  bol bol fotoğraf çekildik :-)) 






Hollandalı'ların başta sosyal hayatlarındaki samimiyetini sonra iş hayatındaki disiplin, strateji ve inovasyona olan yaklaşımlarını oldukça sevdiğimi özellikle  belirtmek isterim. 

Bu tarz event'lerinde farklı network grupları bir araya getirip başarılı bir sosyal business platform'u kurmalarını da ayrıca takdir ediyorum. 





Sayın Schuddeboom'un söylediğine göre gelecek yıl "Kral Günü" tekrar Hollanda İstanbul Sarayında  çok zengin eğlence aktiviteleriyle birlikte ve daha kalabalık bir şekilde gerçekleşecekmiş. 







Ben kendi adıma her yıl katıldığım bu milli kutlamadan oldukça zevk alıyorum. Gelecek yıl için şimdiden sabırsızlanıyorum. 

Haaa unutmadan belirtmeliyim ki  turuncu en sevdiğim renktir.  Bana inanılmaz pozitif bir duygu verir ve bereketi çağrıştırır bende.  






Unutmayın hayatımıza gün katamayız ama günümüze hayat katabiliriz. 

Sevgiyle kalın....




Thursday, April 14, 2016

ALSANCAK MODA GÜNLERİ 16-17 NİSAN

Alsancak Moda Günleri kapsamında 16 Nisan cumartesi saat 18:30'da gerçekleşecek "Let's talk about Fashion" adlı panel moderatörü olarak tüm İzmir'lileri Alsancak Tren Garı'na bekliyoruz. 





Yukarıda gördüğünüz birbirinden değerli isimlerle birlikte keyifli bir panel gerçekleştireceğiz.
 
Cadde alışveriş kültürünün yaşatılmasından, kapsamlı AVM imkanlarının insanları cezbeden yanları mercek altına alınacak. Sevilen Blog yazarları ve profesyonel perakende yöneticilerinin bilinçlendirici sohbetinde,  sizleri de aramızda görmek isteriz.


Monday, March 21, 2016

TUBA ERGİN “FUTURE IMPERFECT'' İLE EN BAŞARILI KOLEKSİYONLAR ARASINDA YERİNİ ALDI.


Uzun yıllardır sıkı takip ettiğim moda tasarımcısı arkadaşım Tuba Ergin'le  bu sezon bir kez daha gurur duydum.
Hassas ve ılımlı kişiliğini her sezon koleksiyonlarına başarıyla yansıtan Ergin, bu yılda tarzından pek uzaklaşmadan harika bir konu ile çıktı karşımıza.
Koleksiyonlarını sıradışı, güçlü, çevreye duyarlı ve rafine kadınlar için tasarlayan  TUBA ERGIN, 2016/17 sonbahar kış sezonunda Japon okçuluk sanatı Kyudo’nun geleneksel kostümlerinden, kış ormanlarının dokularından ve renk paletinden esinlendiğini ifade etti. Future Imperfect koleksiyonu, Japon inanışına göre mükemmel olmayanın mükemmelliği ile doğmuş geleceğin tasarım anlayışını vurguluyor.







Teknoloji, sanat, doğal materyaller, inovasyon, deneysellik ve giyilebilirlik
 özelliklerini her koleksiyonunda ön planda bulunduran tasarımcı, yeni sezonda hakama formlu pantalonlar, kimono formları, vücudu saran triko elbiseler, pilise detaylar, asimetri, tek kol gibi siluetleri kendine has sıradışı stiliyle harika bir defile gerçekleştirdi. 
Orman görüntülerinden esinlenerek hazırlanmış gürgen ağacı ve onları kaplayan yosunların kesitlerinden esinlenmis motifler, jakar baskı ve işleme desenlerinin çıkış noktası olduğunu belirtti.




Defilenin başında izletilen video içeriği ve koleksiyon ilhamı oldukça iyi bir uyum içerisinde oldu. 

Güçlü, doğa ile dengede, özgün ve sıradışı bir kadın kahramanı betimleyen 45 parçalık koleksiyonda siyah, antrasit, lacivert, ekru, petrol yeşili, bordo ve kiremit tonları hakim. Koleksiyonun ana kumaşları, taşlanmış ipek, şifon, cupro, takımlık dökümlü yünler ve jetal derilerden oluşmaktaydı.




MBFWI kapsamında  gerçekleşen defileler arasında en başarılı koleksiyonlardan biri olan ''future imperfect'' in hanımlar tarafından oldukça talep göreceğine eminim.

Hikayesi, kumaşı ve giyilebilir tasarım gibi önemli  üç unsuru her zaman iyi kurgulayan Tuba Ergin'e bol sipariş ve harika bir sezon dilerim.